useviler, Peygamber nesli olan tertemiz insanlardır. Biz Musevileri, Allah'a olan imanlarından, Hz. Musa'ya olan sadakatlarından, dinlerine olan bağlılıklarından ve titizlikliklerinden dolayı çok seviyoruz. Kuran'a göre Museviler, Müslümanlar için "Ehl-i Kitap"tır. Kitap Ehli'nin yemeğini yemek ve Kitap Ehli'nden hanımlarla evlenmek, Kuran'da Müslümanlara helal kılınmıştır. (Maide Suresi, 5) Bu hükümler, Müslümanlarla Ehl-i Kitap arasında sıcak insani ilişkilerin kurulabileceğine, huzur ve barış içinde birarada yaşayabileceklerine çok açık işaretlerdir.
Hepimiz bir olan Allah'a iman ediyoruz, aynı hellalerimiz aynı haramlarımız var, hepimiz Peygamberleri çok seviyoruz, hepimiz Hz. İbrahim (as)'ın çocuklarıyız, hepimiz Allah'ı çok seviyor, O'ndan çok korkuyoruz, hepimiz Allah'ın rızasını, rahmetini, cennetini kazanmak için çalışıyoruz. Sizlerin Hz. Musa (as)'a saygı duymanız, binlerce yıldır Hz. Musa (as)'ın emirlerine sımsıkı bağlı olmanız Müslümanlar için çok değerlidir. Elbette ki Museviler bizim kardeş göreceğimiz, muhabbet duyacağımız çok kıymetli insanlardır. Bu konuda en ufak bir tereddüt dahi olmaz. Biz Hz. İbrahim (as)'ın torunları olan ne Müslümanların, ne Musevilerin, ne de Hıristiyanların sıkıntı içinde olmasını istemeyiz. Onlar için Rabbimiz'den barışı, sevgiyi, kardeşliği, güzelliği, mutluluğu diliyoruz. Bizim Allah'a karşı sorumluluğumuz, sevgiyle, merhametle, şefkatle, adaletle, tevazuyla, samimiyetle davranmak, yatıştırıcı, uzlaştırıcı, barıştırıcı olmaktır.
Bunun güzel bir örneğinin yaşandığı Türkiye'deki Musevi kardeşlerimize çağrımız:
"O halde birbirimizi daha çok sevelim, kardeşliğimizi pekiştirelim, birbirimize sevgiyle bakalım ve gelin birlik olalım. Ateizme, Darwinizme, materyalizme, Allah'ı inkar eden sistemlere karşı fikri mücadelede birlikte hareket edelim. Yaratılış gerçeklerini beraber inceleyelim, araştıralım, bunları tüm insanlara anlatalım ve onları Rabbimiz Allah'ı sevmeye, O'na şükretmeye, O'nun emrettiği güzel ahlakı yaşamaya beraber davet edelim."
|